ANASAYFA SİTEDE ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

GALERİ

irangercegi.com

SİTEMİZE ZİYARETLER!

Aktif Ziyaretçi: 5

Toplam Tekil: 250025186
Toplam Çoğul: 386412278
HAYRETTİN KARAMAN'IN BİR İLLÜZYONU DAHA

HAYRETTİN KARAMAN'IN BİR İLLÜZYONU DAHA

Tarih 02 Kasım 2016, 00:44 Editör Yönetici

HAYRETTİN KARAMAN'IN BİR İLLÜZYONU DAHA

İlâhiyâtçı profesör Hayrettin Karaman, gün geçmiyor ki, Ehl-i Sünnet’e zıd bir fetva vermesin ve neşretmesin. Ehl-i Sünnet bir kenara, direkt dinin asıllarına taalluk eden bozuk fikirlerine dâir mecmuamızda yayınlanan reddiyelere karşı sessizliğini sürdürüyor. Hatta hâlâ Peygambere iman etmeden de cehennemden kurtuluş olabileceğini savunuyor. 19 Mart 2009 tarihli yazısında “Bu sözü ben demiyorum, diyenlerin bulunduğunu naklediyorum” demekle, bu görüşün de savunulabileceğiniifade etmiş oluyor. Hattâ O, önceki yazılarında Peygambere iman etmeden de cehennemden kurtuluş olabileceği hakkında “Kendim üçüncü görüşü benimsediğimi söylemedim ve savunmadım, yalnızca naklettim ve delillerini verdim. Ayrıca bu görüşün de savunulabileceği kanaatindeyim”[1] demekle bu görüşün savunulabileceğini söylüyor.Okuyucusunu adeta “enayi” yerine koyan bu ifadelerden bir şey anlayan varsa beri gelsin. Zira bir görüşün savunulabileceğini söylemek onun doğru olabileceğini de söylemek değil midir?

 

Şimdi de Karaman’ın 25 Ocak 2009 tarihinde Yeni Şafak’dakiillüzyonunu sizlere sunuyoruz:
  

   Hz. Aişe kaç yaşında evlendi?

 [Karaman:] Çocukların velileri tarafından küçük yaşta evlendirilmelerinin caiz olduğu konusunda fetva veren çevreler bu hükme kaynak olarak Buhari'de yer almış bulunan bir rivayeti kullanıyorlar.Bu rivayette Hz. Aişe'nin altı yaşında evlendirildiği ve dokuz yaşında da zifafa girdiği ifade ediliyor.

 

Cevâb:
Bir: Bu “Fetva veren çevreler” değil, İslâm âlimlerinin hepsi… Değilse, buna “fetvâ vermeyen çevreler”den eski veya yeni tek bir İslâm âlimi gösterilsin… Gösterilemez… Ancak “Mısırlı bir gazeteci” gibi “çevreler” ise o başka (!)..
İki: “Buhari'de yer almış bulunan bir rivayeti kullanıyorlar” ifâdesi Türkçeyi bilmemek ile mi, yoksa çok bilmek ile mi îzâh edilecek?.. Her ikisi de kötü ise de ikincisi daha kötü. Çünki bu ifâde Türkçe’deki ma’nâsıyla bir sû-i isti’mâlden/ kötü(ye) kullanmaktan haber vermektedir. O halde bunun sebebinin ne olduğu açıklanmalıydı; ama açıklanmamış… Boş gürültüler…

 

[Karaman:] Bu olayın böyle olmadığını sağlam tarih bilgisine dayanarak ileri sürenler de var.
 

Cevâb: Bu “sağlam tarih bilgisi” nedir?.. Yine gösterilmemiş… Tam bir “ilmîlik”sergilenmiş(!). Anlayacağınız kelimenin tam manasıyla bulanık suda avlanılmış… Ciddî bir ilim adamı iddiâ ettiği bu “sağlam”lığı isbât eder…

 

 [Karaman:]Bunlar, diğer deliller yanında… Hz. Aişe'nin ablası Esmâ'nın doğum tarihinden ve aradaki bilinen yaş farkından yola çıkarak Hz. Aişe'nin nikah yapıldığında 14, zifaf yapıldığında ise 18 yaşında olduğunu söylüyorlar.

 

Cevâb:

Bir: Bu“diğer deliller” nelerdir? Onlar da yok… Aynı ilmîlik (!)...
İki: “Esmâ'nın” hangi “doğum tarihinden ve aradaki”hangi“bilinen yaş farkından”nasıl “yola çıkarak Hz. Aişe'nin nikah yapıldığında 14, zifaf yapıldığında ise 18 yaşında olduğunu söylüyorlar?” Bunlar dahi gizlenmekle kötü bir tedlîs/örtme ve kapatma işi yapılmış. Söylenseydi çürüklükleri ilk bakışta anlaşılacaktı. Böyle bir yol takib ediliyor ki, “koskoca(!) adam bu kadar da yalan söyleyecek değil ya” denilip zehirli dolma yutulsun…
 

[Karaman:] Bu durumda Buhari de bulunan bir hadisin metin yönünden tenkit edilmiş olduğu anlaşılıyor; bilindiği gibi ravileri sağlam olan hadisler de metin yönünden tenkide tâbi tutulabiliyor ve ravinin yalan söylememekle beraber -İmam Şafiî'nin de Risale'de ifade ettiği gibi- yanılması mümkün görülüyor.

 

Cevâb:

Bir: “Metin Tenkîdi”, senedi (terk edilmeyen) zayıf veya sağlam bir rivâyetin, en az onun kadar ve hattâ daha sağlam delîller sebebiyle yanlışlığa yorularak terk edilmesidir. Bir sahîh senedli metni câhilâne bir şekilde ve yerleşik câhilî anlayışlarla inkâr etmek Metin Tenkîdi değil, metinle oynamak ve inkârcılıktır. Burada yapılan da budur; bir Metin Tenkîdi değildir…
İki: Doğru, sağlam kişiler dahi -ender de olsa- bazen yanılabilirler. Ancak, İmâm Şâfiî er-Risâle’sinde ve başka İmâmlar kitâblarında ne demişlerdir? “Mücerred/salt aklî ve Örfî düşüncelerle her bir sahîh senedli metin inkâr edilebilir, edilmelidir” mi demişlerdir?... Aslâ… Böyle bir isnâd, onlara iftirâdan başka bir şey değildir. Onlar dînle oynayan sakallı veya matruş ihtiyar çocuklar değillerdi.
Üç: Buhârî’deki bu sözü edilen metin, onu Ümmet’in Hadîs ve Fıkıh âlimlerinden tenkîd eden tek bir kimse olmadığı ve Karaman’ın böyle birini bulup getiremediğine göre âlimlerin Sükûtî bir İcmâ’ı ile makbûl bir metindir.
 

[Karaman:]Rivayeti metin yönünden tenkit eden Mısırlı bir gazetecinin 13.8.2008 tarihinde çıkan yazısı üzerine birisi www.is-lamweb.net’e başvurarak fetva istiyor ve kendisine, rivayeti savunan uzunca bir fetva ile cevap veriliyor.

 

Cevâb:

BirMısırlı bir gazeteci”nin “rivayeti metin yönünden tenkit” ettiğini söylemek şahsiyet sâhibi ilim adamını utandıracak bir ifâde ise de Bay Karaman’ı utandıramıyor… Nalbantların ve semercilerin de şu hadîs hakkındaki metin tenkîdlerini bulup getirseydi, doğrusu bu, muhâtablarına biçtiği yerle gâyet mütenâsib olurdu…
İki: Nedense şu “Mısırlı bir gazetecinin”, “rivayeti metin yönünden tenkit etmesi”üzerine sorulan soruya verilen “uzun fetvâ”dan hiçbir şey nakledilmemiş (!) Ne yaman bir ilim üslûbu değil mi?
 

[Karaman:] Bu konuda medyaya yansıyan bir başka tepki de şöyledir:

Fas'ın Selefi düşüncesine mensup din adamlarından Şeyh Muhammed el Magravi'nin "Kızlar 9 yaşında evlenebilir" fetvasına İslam dünyasının dört bir yanından tepki yağıyor.
 

Cevâb: Kimlerden, âlimlerden mi? İslâm dünyâsındaki zındıklardan mı, reformistlerden mi, kimden? Belli değil…

 

[Karaman:] "Fas Yüksek Bilim Konseyi fetvayı kınarken, Şeyh Magravi'yi de mahkemeye verdi. Konsey, İslam tarihinde sadece Peygamber Efendimiz'in bu tür bir evlilik gerçekleştirdiğine inanıldığını belirtti. Suudi araştırmacı ve tarihçilerden Süheyla Zeynelabidin, İslam dünyasındaki inanışın tersine Hz. Ayşe'nin Peygamberimiz ile evlendiğinde yaşının 19 olduğunu ifade etti. Zeynelabidin, bu sonuca tarihi analizleri araştırarak ve matematiksel mantığa dayandırarak ulaştığını vurguladı…

 

Cevâb:

Bir: Bu "Fas Yüksek Bilim Konseyi” nedir, mesnedi nedir? Bir çok halkı Müslüman ve başlarındakiler satılmış ve kukla olan memleketlerdeki gibi İslâm düşmanı ceberût ve zâlim rejimin maşalarının teşkil ettiği bir “Bilim Konseyi” mi? Belli değil…
İki: Bu "Yüksek Bilim Konseyi” ismi geçen kişiyi hangi kanunlarla hükmeden nasıl bir mahkemeye vermiş? Beyan edilmemiş. Yoksa mühim değil mi?...
Üç: Şu “Suudi araştırmacı ve tarihçilerden Süheyla Zeynelabi-din” denilen kişi neyin araştırmacısıdır, kimdir, ilmî ağırlığı nedir ve postu kaç para eder? Anlatılmamış… Yoksa bu haberlerin “medyaya yansıyan bir başka tepki” olmaları sahîh senedli bir metni inkâr için kâfî ve vâfî midir? Bilinmemektedir…
Dört: Şu “sadece Peygamber Efendimiz'in bu tür bir evlilik gerçekleştirdiğine inanıldığı”na dâir “nakledilen”, ifâde ile ne denilmek isteniyor? Rivâyetin sübûtu-nun zayıflığı veya asılsızlığı yahut da taraftarlarının belli olmadığı mı? Bu iddiâların hepsi de birer kuyruklu yalan… Biz aksini isbât ederiz. İddi-â makamı tashîh-i nakil yapsın; aksi halde müfterîlik yaftasını kendileri kendi boyunlarına asmış olacaklardır. Üstelik böyle bir tahsîsin/sınır-landırmanın hiçbir delîli de yoktur.
Beş: “Zeynelabidin, bu sonuca tarihi analizleri araştırarak ve matematiksel mantığa dayandırarak ulaştığını vurguladı” denilirken ne-den bunların ne olduğu da ortaya konulmuyor? Bilen varsa cevâb ver-sin. Okuyucularla nasıl bu kadar da ciddiyetsizce alay edilebiliyor?!..
 

[Karaman:] "Fas Yüksek Bilim Konseyi, hiç kimsenin dini kullanarak bu tür sapıkça düşüncelere temel oluşturamayacağının da altını çizdi.

 

Cevâb: Buhârîlerin ve bütün bir Ümmet’in âlimlerinin tamâmının ka-bûllendiği bir vâkıa, “sapıkça düşünceler”den kabûl edilmeli ki, “altını çizdi” ifâdesiyle haberleştiriliyor… Harbi sapıklar, “sapıkça düşünceler”in ne olduğunu toprağın altında mutlaka göreceklerdir. Âhi-ret’e inanıyorlarsa bunu beklesinler…

 

[Karaman:] Son yıllarda başta Suudi Arabistan olmak üzere zengin Körfez ülkelerinden, özellikle Mısır ve gelir düzeyi düşük ülkelere gelenlerin, fakir ailelerin yaşı çok genç kızlarını para karşılığı satın almaları ve örfi nikah kıymaları Mısır'dainsan hakları kuruluşlarını ayağa kaldırmış ve bu tür eylemlerin cezalandırılması istenmişti.

 

Cevâb:

Bir: Nikâhların kadına belli bir mâlî bedel/mehir verilerek yapılması İslâmî bir vecîbe olup inkârının hükmü bellidir. Burada sözü edilen “satın alma” ile kasdedilen bu ise, her şey ortada. Şâyet Nikâh için kadına değil de ikinci bir şahsa verilen mâlî bedelden/başlık parasından bahsediliyorsa bu da münâka-şasız bir haramdır. Böyle bir çirkin işten kurtulmanın yolu İslâm’ı inkâr etmekten değil, şu haram hükmünü tatbîk etmekten geçer.
İki: “Örfi nikah” denilen nedir? Karaman’ın, hocası merhûm Da-vudoğlu’nu hapse attırdığı “Resmolmayan “İslâmî Nikâh” olmasın!... Aman haddimizi bilip başımızı belâya sokmayalım… Hocasına öyle yapan bize ne yapmaz; hafızanal-lah!.. Olmaz olsun “İslâm Hakları”na karşı geliştirilen “insan hakları”…
 

[Karaman:] "Fas Kadınlarla Dayanışma Ulusal Birliği Başkanı Nebile el Tibr, bu tür fetvaların çocukları çok erken yaşlarda cinsellik düşünmeye iteceğini belirterek, Şeyh Magravi'ye sert tepki gösterdi.

 

Cevâb: Şu Nebîle denilen ğabiyyeyi şahıs olarak tanımıyoruz; lâkin yaptığından anlaşılan o ki, Türkiye’deki -muhtemel ârızaları sebebiyle- ısrarla ve “vahşet”yaftalaması ile İslâm’ın Recim hükmünden korkan ve onun karşısınadikilenlerayarında birisi olsa gerektir.Onun İslâm’ın hükmüne sert tepki göstermesi mühim değildir. Nice inkârcılar İslâm’ın karşısına çıktılar… Hiç mühim değil… Bu câmi duvarını başka niceleri daha kirletmeğe kalkıştı… Sonları dünyada bile rezîllikle noktalandı…

 

[Karaman:] "Aynı zamanda Dünya Müslüman Bilim Adamları Birliği üyesi de olan Zeynelabidin, Suudi Arabistan Adalet Bakanlığı'na çağrıda bulunarak erken yaşta çocukların evlendirilmesinin yasaklanmasını istedi."

 

Cevâb:

Bir: Yukarıda da burada da “Süheyla Zeynelabidin”den kısaltılan ve sadece “Zeynelabidin” şeklinde yazılan isim, kuvvetle muhtemel, iki alem/özel isim arasındaki ibn kelimesinin bazen düşürülebileceğine dâir olan Arabça kaidesi îcâbı Süheylâ hanımefendinin kendisinin değil babasının olmalıdır. Burayı geçelim; asıl cinâyetlere nisbetle bu hiç mühim değil…
İki: Süheyla hanım belki de Suûd’daki Şer’î mahkemelere alternatif olarak kurulan Asrî mahkemelerin kurulması içün dahî teşebbüste bulunanlardandır; bilmiyoruz… Ama neden olmasın?... Yoksa ortadaki zihniyet paralelliği görülmüyor mu?
 

[Karaman:] Küçüklerin evlendirilmeleri konusunun fıkıhtaki durumunu takip eden yazılarımda aktaracağım.

 

Cevâb: Oh ne a’lâ… Heyecânla bekliyoruz (!)… O da bu yazısı nev’ inden ilmî bir cevher (!) olacak olduktan sonra …

Netîce:
Bay Karaman bu yazılanlardan sonra “ben öyle demedim, bana iftirâ ediliyor, ben sadece naklettim” derse, şaşmayacağız… Ama O’na “bu nakilleri neden yaptın, laf olsun diye mi, asıl sebebi neydi, kafaları karıştırıp vesvese işini görmek mi, birilerine yaranmak mı, belli bir dünyalık elde etmek mi, hepsi mi, ne?” diye sormayacağız; değmez… Çünki en sâmîmî cevâbı bile kuvvetle muhtemel teferruât olacaktır…

 

 Haddi zâtında bu mes’ele de bahane… Hedef, Sünnet’in en muhkem kalesini dövüp yıkmak ve Sünnet hakkında şeytânî şübhe, vesvese ve tereddütler uyandırmak… Gerisi teferruat… Efendilerimiz ve çelebilerimiz sayesinde ne yazık ki, buna da muvaffak oldular… Vâ esefâ…
 
 

  Hüseyin Avni Hoca

[1] Yeni Şafak, 22 Ağustos 2008

Bu haber 7465 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Şİİ İRAN VE SAPKIN YÖNÜ! www.irangercegi.com

"ŞİİLER, EHLİ SÜNNET'İ KÜFÜRLE İTHAM ETMELERİ VE SAHİH HADİSLERİ REDDETMELERİ SEBEBİYLE HER İKİ YÖNDEN KÜFRE DÜŞMÜŞLERDİR." (İMAM-I GAZALİ Rah.)



HAYRETTİN KARAMAN

Polemik Değil Diyalog kitabına Reddiye

Polemik Değil Diyalog kitabına Reddiye Polemik Değil Diyalog kitabına Reddiye

KARAMAN, BÂTILLARINDA NEDEN HÂLÂ ISRÂR EDİYOR?

KARAMAN, BÂTILLARINDA NEDEN HÂLÂ ISRÂR EDİYOR? KARAMAN, BÂTILLARINDA NEDEN HÂLÂ ISRÂR EDİYOR?

(c) 2014 - 2016 Bu web sitemizle biz kesinlikle bir inanca ve kişilere saldırı yapmıyoruz. Bu tamamen inandığımız değerlere, inanca saldıran bir zihniyeti deşifre ve bilgilendirme amacıyla, kaynak ve yorumlara dayalı özgür ifadenin savunulduğu bir web sitesidir. Olmamasını düşündüğünüz sayfa ve nedenlerini bize göndermeniz halinde, değerlendirip gerekli işlemi yapacağımızıda buradan bildiririz. Kaynak göstermek şartıyla alıntılar yapılabilinir! Reddiyeler.com - Ehli sünnet itikadı üzerine yazılan faydalı yazılar..
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Alt Yapı: MyDesign - Dizayn ve Hosting: Ri-Mer Bilişim